<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162</id><updated>2011-07-08T03:21:39.398+03:00</updated><category term='basurun tedavisi'/><category term='Alerjiler'/><category term='memelerin büyümesi'/><category term='Kanser'/><category term='kalp durması nedir'/><category term='hemoroid tipleri'/><category term='gülüş tasarımına nereden başlanır'/><category term='Solunum Sistemi Hastalıkları'/><category term='sütüm yetmiyor'/><category term='ilk yardımın temel ilkeleri'/><category term='boşanma sürecinde psikoloji'/><category term='Çocuk Sağlığı'/><category term='basurun nedenleri'/><category term='basur teşhisi'/><category term='hemoroid belirtileri'/><category term='sütüm azaldı'/><category term='emzirmenin devamını sağlamak için ne yapmalıyım'/><category term='süt yapımını azaltan sebepler'/><category term='erken boşalıyorum'/><category term='Video'/><category term='nefes durması'/><category term='solunumun durması'/><category term='antiseptik bitkiler'/><category term='Süt verme sırasında problemler'/><category term='gülüş tasarımı nedir'/><category term='kalp durması'/><category term='Erkek Sağlığı'/><category term='Arşiv'/><category term='ilk yardımın abcsi'/><category term='Ağız Sağlığı'/><category term='basurdan kurtulmak için bitkisel çözüm'/><category term='Kadın Sağlığı'/><category term='domuz gribinden korunma'/><category term='kalp durması belirtileri'/><category term='Bulaşıcı Hastalıklar'/><category term='emzirmeyi engelleyen faktörler'/><category term='hemoroide karşı tedbir'/><category term='ilk yardımın amacı'/><category term='Diş Sağlığı'/><category term='İlk Yardım'/><category term='Cinsel Sağlık'/><category term='soluk durması'/><category term='Beslenme'/><category term='sütüm yetersiz'/><category term='ilk yardımın önemi'/><category term='meme başlarındaki çatlaklar'/><category term='Sindirim Sistemi Hastalıkları'/><category term='domuz gribi belirtileri'/><category term='Ruh Sağlığı'/><title type='text'>Sağlık ve Güzellik</title><subtitle type='html'>Hayat Ansiklopedisi</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>31</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-1655476931990563366</id><published>2009-11-08T17:35:00.003+02:00</published><updated>2009-11-08T17:35:45.909+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kanser'/><title type='text'>Rahim Kanseri</title><content type='html'>Rahim kanseri rahim ağzı kanseri veya yumurtalık kanseri 40 yaşın üzerindeki kadınlarda daha yaygındır. İlk belirtileri anemi veya sebebi bilinmeyin kanamalardır. Sonraları karında ağrılı ya da rahatsızlık veren bir şişlik farkedilir.&lt;br /&gt;
Rahim ağzı kanserinin erken teşhis edilmesini sağlayan Smir testi (Papanicolaou) denilen özel bir test vardır. Mümkünse 20 yaşın üzerindeki bütün kadınlar yılda bir kez test yaptırılmalıdır. Kanserden ilk şüphelendiğinizde bir doktora görünün. Kocakarı ilaçları etkili olmaz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-1655476931990563366?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/1655476931990563366/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/rahim-kanseri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/1655476931990563366'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/1655476931990563366'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/rahim-kanseri.html' title='Rahim Kanseri'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-9024900366708514820</id><published>2009-11-08T17:35:00.000+02:00</published><updated>2009-11-08T17:35:04.419+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Solunum Sistemi Hastalıkları'/><title type='text'>Atelektazi (Alveollerin Havalanamaması)</title><content type='html'>Akciğer Atelektazisi Akciğerlerin hava içeriğinin azalması ya da kaybolması. Dölütte doğal atelektazi vardır. Akciğer atelektazisi doğumsal ya da edinilmiş olabilir. Doğumsal atelektazi doğumdan sonraki ilk solunum hareketlerinin akciğerlerin yetersiz genişlemesi nedeniyle yapılamamasıyla belirir. Özellikle erken doğanlarda görülür; bunun nedeni solunumu düzenleyen sinirsel merkezlerin yeterince gelişmemesi sonucunda solunum hareketlerinin güçsüz olmasıdır. Edinilmiş atelektazi ise daha önce sağlıklı olan akciğerlerde ortaya çıkar ve iki mekanizma ile gelişir: Bir bronşun ya da bronş dalının tıkanması ya da dışardan uygulanan bir baskı sonucu akciğer içindeki havanın dışarıya çıkması akciğer dokusunun sönerek atelektazinin gelişmesine yol açar. Akciğer atelektazisi düzeltilebilir bir bozukluktur; atelektaziye yol açan engel kaldırıldığında akciğer doğal olarak yeniden hava ile dolar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-9024900366708514820?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/9024900366708514820/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/atelektazi-alveollerin-havalanamamas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/9024900366708514820'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/9024900366708514820'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/atelektazi-alveollerin-havalanamamas.html' title='Atelektazi (Alveollerin Havalanamaması)'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-6045791089827894670</id><published>2009-11-08T17:30:00.001+02:00</published><updated>2009-11-08T17:30:59.507+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Çocukların Eğitilmesi</title><content type='html'>Çocukların Eğitilmesi Çocuk büyürken kendisine öğrentilenleri uygular. Okulda öğrendikleri ve kazandığı becerilerle sonradan daha çok şey başarabilir ve anlayabilir. Okul önemli olabilir.&lt;br /&gt;
Ama çocuk daha çok evinde ormanda veya tarlada öğrenir. Diğerlerinin yaptıklarını izleyerek dinleyerek ve kendisi de aynı şeyleri deneyerek öğrenir. Kendisine anlatılanlardan çok diğer insanların davranışlarını izlemek onun için daha eğiticidir. Bir çocuğun bilmesi gereken en önemli şeylerden bazılarını: Sorumluluk paylaşmak ve iyi huylu olmak gibi sadece ona iyi örnek olursanız öğretebilirsiniz.&lt;br /&gt;
Çocuk yaşadığı serüvenlerden öğrenir. Hatalar yapsa bile kendi kendine öğrenmeye ihtiyacı vardır. Çocuk çok küçükken onu tehlikelerden koruyun. Ama büyüdükçe kendi kendini korumasını öğretin. Ona biraz sorumluluk verin. Sizinkilerden farklı bile olsa onun kararlarına saygı gösterin.&lt;br /&gt;
Çocuk küçükken çoğunlukla sadece kendi ihtiyaçlarını gidermeyi düşünür. Sonradan başkalarına yardım etmenin ve onlar için birşeyler yapmanın verdiği mutluluğu keşfeder. Çocuklardan yardım alın ve bunun sizin için ne kadar değerli olduğunu onlara belirtin.&lt;br /&gt;
Korkmayan bir çocuk birçok soru sorar. Şayet ebeveynler öğretmenler ve diğer insanlar onların sorduğu soruları dürüst ve açıkça yanıtlamak için zaman ayırır bilmiyorsa bilmediğini itiraf ederse çocuk soru sormaya devam edecek ve büyüdükçe kendi bulunduğu yeri veya köyünü daha iyi bir mekan haline getirmenin çarelerini arayacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-6045791089827894670?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/6045791089827894670/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/cocuklarn-egitilmesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/6045791089827894670'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/6045791089827894670'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/cocuklarn-egitilmesi.html' title='Çocukların Eğitilmesi'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-8347762368379092818</id><published>2009-11-08T17:29:00.002+02:00</published><updated>2009-11-08T17:29:46.450+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek Sağlığı'/><title type='text'>Prostat Bezi Büyümesi</title><content type='html'>Bu durum 40 yaşın üzerindeki erkeklerde yaygın olarak görülür. İdrar torbası ile idrar kanalı (idrar yolu) arasında bulunan prostat bezinde şişme olur.&lt;br /&gt;
Hasta idrar yapmada bazen de büyük abdestinde zorluk çeker. İdrar ya damla damla gelir ya da hiç gelmez. Bazen erkek günlerce idrar yapamaz.&lt;br /&gt;
Ateşi varsa bu bir de enfeksiyon olduğunun belirtisidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-8347762368379092818?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/8347762368379092818/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/prostat-bezi-buyumesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/8347762368379092818'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/8347762368379092818'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/prostat-bezi-buyumesi.html' title='Prostat Bezi Büyümesi'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-9047340445534234963</id><published>2009-11-08T17:27:00.003+02:00</published><updated>2009-11-08T17:27:38.018+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alerjiler'/><title type='text'>Alerji İle İlgili Önemli Uyarılar</title><content type='html'>Alerji vücudun yabanci bir madde ile karsilastiginda buna karsi gelistirdigi bir yanittir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Alerjiye neden olan maddelere alerjen de denilmektedir.&lt;br /&gt;
Alerjenler alerjik rinit alerjik konjüktivit alerjik astim kontakt dermatit ürtiker gibi birçok alerjik hastaliga neden olabilir. &lt;br /&gt;
Alerjik rinit alerji kaynakli burun iltihabidir. Alerjenlerin hava yolu mukozasina yapisarak iltihabi reaksiyonlari baslatmasi ile meydana gelir &lt;br /&gt;
En sik olarak havada uçusan polenler ve çevremizde bulunan agaçlar alerjik rinite yol açar.&lt;br /&gt;
Alerjen ile karsilasildiginda özellikle agiz burun gözler bogaz ve deride kasinti ortaya çikar. Burun akintisi ve gözlerin sulanmasi tipiktir &lt;br /&gt;
Alerjik rinit genellikle alerji yatkinligi olan atopik olarak adlandirilan kisilerde bulunur &lt;br /&gt;
Alerjik rinit tanisindaki en önemli sey hastanin öyküsüdür. &lt;br /&gt;
Tani testleri arasinda alerjiye neden olan antikor IgE'nin total kan düzeyinin ölçülmesi ve özel alerjene karsi uygulanan alerji testleri en sik kullanilan tani yöntemleridir.&lt;br /&gt;
Alerjik hastaliklarda en önemli sey alerjen ile karsilasmaktan kaçinmaktir.&lt;br /&gt;
Alerjik rinitin tedavisinde hekimin önerisiyle antihistaminik denilen ve alerjenle karsilasildiginda olaya neden olan madde salinimini engelleyen ilaçlar burun iç yüzeyindeki sisligi azaltan spreyler ve kortizon içeren burun spreyleri gibi ilaçlar kullanilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-9047340445534234963?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/9047340445534234963/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/alerji-ile-ilgili-onemli-uyarlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/9047340445534234963'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/9047340445534234963'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/alerji-ile-ilgili-onemli-uyarlar.html' title='Alerji İle İlgili Önemli Uyarılar'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-5970511361413149171</id><published>2009-11-08T17:26:00.000+02:00</published><updated>2009-11-08T17:26:08.855+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alerjiler'/><title type='text'>Sıcağa Veya Soğuğa Karşı Alerjik Reaksiyonlar</title><content type='html'>&lt;strong&gt;BULGU VE BELİRTİLER&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Isıya soğuğa güneşe veya sürtünmeye maruz kalma sonucu bir döküntü veya kurdeşen gibi şişkinlikler meydana gelir.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;strong&gt;ACİL DURUM BELİRTİLERİ&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Adale krampları kusma ve bayılma durumlarının soğuk suya batırılma sonucunda meydana gelmesi.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Alerjiye benzeyen reaksiyonların en anlaşılmaz olanlarından biri basınç sıcaklık soğuk ışık ye güneş gibi fiziki uyarıcılara karşı olan tepkidir. Ürtiker en yaygın görülen semptomdur. Bu tip tepki gösteren kişilerin sıklıkla çok duyarlı bir ciltleri vardır. Bazen sadece küt bir maddenin cilde sürtünmesi birkaç dakika içinde bir şişme meydana getirir. Dermografi denen durumda cilt hafifçe bir sürtünmeye maruz kaldığı zaman (tırnakla olduğu gibi) hemen derhal kızarır ve cilde dokunulduğu yerde bir kabarıklık oluşur.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;strong&gt;Teşhis:&lt;/strong&gt; Fiziki alerji benzeri belirtiler arasında şunlar vardır: Güçlü bir fiziki çalışmaya sıcak bir duşa veya duygusal strese tepki olarak ince kurdeşen tipi döküntüler basınca tepki olarak ellerin ve ayakların şişmesi ve soğuk havaya maruz kalmış olan vücudun yeniden ısınmaya tepkisi olarak kurdeşen. Sıcak ve soğuk reaksiyonlarını test ederken doktorunuz tam olarak geçmişinizi soracak ve reaksiyon meydana gelip gelmediğini görmek için cilde uygulanan soğuk ve sıcak cisimlerle bir test yapacaktır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Tedavi:&lt;/strong&gt; Sıcağa ve soğuğa karşı hipersansivite'i (aşırı duyarlılık) tedavi etmek için en iyi metot bunlardan mümkün olduğu kadar kaçınmaktır. Soğuk havada kalın kıyafetler giyiniz. Aşırı sıcak veya soğuk duş veya banyo yapmaktansa ılık banyo yapınız. Eğer vücudunuz soğuğa maruz kaldığı zaman kurdeşen meydana geliyorsa soğuk suda yüzmekten veya banyo yapmaktan kaçınınız. Doktorunuz güçlü bir antihistamin ilacını reçeteyle yazabilir.&lt;br /&gt;
Güneşin meydana getirdiği kurdeşenin en iyi şekilde tedavisi güneşten (veya saloryum kullanmaktan) parfümlerden ve antibiyotikler antihistami-nikler diüretikler mantar ilaçları trankilizanlar ve hipoglisemikler (şeker düşürücü ilaçlar) gibi böyle reaksiyonlara sebep olduğu bilinen maddelerden uzak' durmaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-5970511361413149171?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/5970511361413149171/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/scaga-veya-soguga-kars-alerjik.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/5970511361413149171'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/5970511361413149171'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/scaga-veya-soguga-kars-alerjik.html' title='Sıcağa Veya Soğuğa Karşı Alerjik Reaksiyonlar'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-9216680384493632208</id><published>2009-11-08T17:22:00.001+02:00</published><updated>2009-11-08T17:24:20.676+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alerjiler'/><title type='text'>Alerjik Reaksiyonlar</title><content type='html'>Alerji bazı kişilerin hassas ya da alerjik olduğu birtakım nesnelerle teması sonucu görülen bir reaksiyondur. Bunlar:&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Solumayla&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Yemek suretiyle&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Enjeksiyonla&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Veya deriye dokunarak reaksiyona neden olur.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;Hafif veya çok ciddi olan bu alerjik reaksiyonlar aşağıda belirtilen şekillerde kendini gösterir:&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Kurdeşen kaşıntılı kırmızılıklar veya alerjik kabarcıklar&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Burnun akması gözlerde yanma veya kaşınma&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Boğazda tahriş nefes almakta zorluk veya astım (bir sonraki sayfaya bakın.)&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Alerjik şok&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;İshal &lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;Alerji bir enfeksiyon değildir ve kişiden kişiye bulaşmaz. Ancak alerjisi olan ebeveynlerin çocuklarında da alerji olma ihtimali fazladır.&lt;br /&gt;
Çoğunlukla alerjik insanların bazı mevsimlerde veya rahatsızlık veren nesnelerle temasları olduğunda rahatsızlıkları artar&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-9216680384493632208?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/9216680384493632208/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/alerjik-reaksiyonlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/9216680384493632208'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/9216680384493632208'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/alerjik-reaksiyonlar.html' title='Alerjik Reaksiyonlar'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-3156659552278163512</id><published>2009-11-08T15:21:00.000+02:00</published><updated>2009-11-08T15:21:18.467+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş Sağlığı'/><title type='text'>Diş Beyazlatmada Önemli Noktalar</title><content type='html'>Diş lekelerinin oluşmasının pek çok nedeni var&lt;br /&gt;
Bazı ilaçlar,yiyecek, içecekler, diş travması, kök kanalı dolguları zamanla dişlerde renkleşmelere neden olurlar. Bazı renkleşmeler yüzeyselken, bazıları içseldir. Profesyonel diş beyazlatma yöntemleri ile dişlerdeki renkleşmeler güvenle giderilebilmektedir&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Diş Beyazlatmanın Mekanizması:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Beyazlatma olayı ‘karbamid peroksit ve hidrojen peroksitin’ dişin mine ve dentin tabakasından geçerek diş renklenmesine neden olan renkli molekülleri parçalamasıyla gerçekleşir. Bu işlemle dişin yapısı değişmez, dişin iç rengi daha açık hale gelir. Dişin yapısı beyazlatma ajanlarından zarar görmez.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Diş Beyazlatma Nasıl Yapılır?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;İki tür beyazlatma yöntemi vardır:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Hekimin direkt klinikte uyguladığı ‘OFFICE BLEACHING’ yöntemi&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&amp;nbsp;Hastaya ağıza uygun kaşık hazırlattırılarak evde uygulattırılan ‘HOME BLEACHING’ yöntemi Diş hekiminin değerlendirmesine göre bu yöntemlerin bir tanesi veya ikisi kombine olarak uygulanabilir.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Ağartma Diş Hassasiyetine Neden Olur mu?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Diş hassasiyeti ağartmanın bir yan etkisidir. Kişiye göre değişir. Kimisinde çok hafifken, kiminde daha şiddetli olabilir. Dişhekiminin değerlendirmesine göre hassasiyetin fazla olduğu vakalarda, tedavi esnasında hassasiyet giderici flor jelleri, v.s uygulanabilir. Bu hassasiyet geçicidir ve tedavi tamamlandıktan sonra kaybolmaktadır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Tedavinin Kalıcılığı Ne Kadardır?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Bu olay hastanın beslenme ve yaşam alışkanlıklarına göre değişebildiği için, kesin bir süre söylemek zordur. Ancak yılda bir tekrar önerilir. Beyazlatma tekrarı güvenlidir ve ilk beyazlatmaya göre çok daha kısa sürede sonuç alınır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-3156659552278163512?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/3156659552278163512/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/dis-beyazlatmada-onemli-noktalar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/3156659552278163512'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/3156659552278163512'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/dis-beyazlatmada-onemli-noktalar.html' title='Diş Beyazlatmada Önemli Noktalar'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-3474757676266394940</id><published>2009-11-08T15:03:00.000+02:00</published><updated>2009-11-08T15:03:31.724+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Arşiv'/><title type='text'>Arşiv</title><content type='html'>2009 Arşivi&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://onlinehekim.blogspot.com/2009_11_01_archive.html"&gt;Kasım 2009&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-3474757676266394940?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/3474757676266394940/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/arsiv.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/3474757676266394940'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/3474757676266394940'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/arsiv.html' title='Arşiv'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-5927735577635204538</id><published>2009-11-08T14:59:00.000+02:00</published><updated>2009-11-08T14:59:26.317+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='basurun tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='basurdan kurtulmak için bitkisel çözüm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sindirim Sistemi Hastalıkları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hemoroide karşı tedbir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='basurun nedenleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hemoroid belirtileri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='basur teşhisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hemoroid tipleri'/><title type='text'>Basur (Mayasıl, Hemoroid, Hemorrhoids, Hemoroit)</title><content type='html'>Basur (Alm. Hämorrhoiden, Fr. Hemorroide, İng. Hemorrhoids), kalın bağırsağın son kısmı olan rektum ve anüsteki toplardamarların kesecikler meydana getirmesidir. Tıpta hemoroid, halk arasında mayasıl da denir. Genişleyen toplardamarlar varisler meydana getirerek dışkının vücudu terk ettiği yer olan anüsten çıkabilirler. Bu, basurun ileri devrelerinde olur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Rektum ve anüsün mukoza zarı altında ince mavimsi görünüşlü toplardamarlar, başlangıçta ufak kabartılar teşkil ederler. Bunlara “hemoroidal düğüm” denir. Bu kabartıların büyüklüğü giderek bir kiraz iriliğine erişebilir.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Normalde doğan her canlıda kalın bağırsağın dışarı açılan en son kısmında bu damar ağları mevcuttur. Anüs (makat) ve rektumda (kalın bağırsağın en son bölümü) bulunan ve hemoroidal damarlar denilen bu damar ağlarının vücudumuzda çok önemli görevleri vardır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Aşağıda bu görevler sıralanmıştır;&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Normalde bu damar ağlarında biriken kan anüsün (makatın) tam kapanmasını sağlar. Böylelikle hemoroidal damarlar, kişi istemli olarak anüsü kontrol eden kaslarını kasmadığı halde, dışkılama kontrolünün sağlanmasına yardımcı olur.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Anüsü çevreleyen kas kitlesinin (sfinkter) üzerinde koruyucu bir yastık tabakası işlevi sağlar. Dışkı anal kanaldan (makat)geçerken bu kasların direkt olarak dışkı ile teması hemoroidal damarlar ile korunur. Böylelikle her dışkılamada bu kasların hasar görmesi engellenmiş olur.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Dinlenme ve uyku halinde anüsü (makat) tam kapatarak dışkının kilodu kirletmesine engel olur.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;Hemoroitler (basur memeleri), yerleştikleri yerlere bakarak iç ve dış hemoroitler diye adlandırılırlar. Anüs büzücü kasının altındakilere (dışarı yanındakilere) “dış hemoroit”; üstündekilere de “iç hemoroit” denilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Basur memelerinin ortaya çıkmasında birçok sebepler sayılabilir. Bu rahatsızlıklar genellikle günün çoğunu oturarak geçiren kişilerde meydana gelir. Fazla kilolu olmak, posası az gıdalarla beslenmek, sürekli kabızlık, aşırı hayvani gıda almak, gebelik de hemoroidin diğer sebepleridir. Gebelik esnasında karın alt kısmındaki toplardamarların kan dolaşımının karın içi basıncın artmasıyla güçleşmesinden dolayı, basur memeleri meydana gelmektedir. Gebelikte olanların bir kısmı geçicidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Toplardamar duvarının zayıflığı ve hemoroidin meydana geliş sebebi insandan insana değişmektedir. Basur memeleri genellikle önemli şikayetlere sebep olmazlar. Büyümüş hemoroitler iltihaplandığı takdirde dışkılama esnasında çok ağrı yaparlar. İlerlemiş vakıalarda, sert bir sandalyeye oturma ile anüste yanma, gıdıklanma, kaşınma, yabancı cisim hissi ve gerginlik hissi ortaya çıkar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Anüste çok ağrılı yarıklar meydana gelebilir. Bazen de bir hemoroit keseciği patlar ve müzmin kanamaya sebep olabilir. Hemoroitlerin sebep olduğu kanamalarda kan, kırmızı ve dışkıyla karışmamış haldedir. Fakat uzun süren kanamalar hastada kansızlığa (anemiye) sebep olur. Bazen de büyük iç hemoroitler dışarı sarkar ve boyun kısmından sıkışabilirler. Bu durumda cerrahi müdahale gereklidir. Ameliyata kadar hemoroit keseciğini içine itmek gerekir; bu iş, merhemli bir bezle ve çok dikkatli yapılır. Taze kırmızı kanamalarda akla ilk gelen sebep, basur kanamalarıdır. Ancak kalın bağırsak kanserlerinden mutlaka ayrılması gerekir. Çünkü birincisine ekseriya fazla ehemmiyet verilmez ve mecbur kalınmadıkça doktora bile gidilmez. Tedavisinin gecikmesi de hayati önem taşımayabilir. Halbuki ikincisi çok mühim olup erken teşhis edilebildiği nispette hastaya faydalı olunabilir. Bunun için ilk kanamasında, hasta bunu daha iyiye yormadan önce hemen hekime gitmeli, hekim de kısa zamanda rektoskopik (aletli muayene ile) tetkik yapmalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Hemoroid Tipleri&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Hemoridin en çok iç hemoroid ve dış hemoroid şeklinde iki tipi vardır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Dış hemoroidler anüsün dışında bulunur. Genellikle kaşıntı ağrı ve kanama şikayetleri yapar. İçinde pıhtı oluşursa tromboze hemoroid adı verilir. Üzeri ülserleşirse kanama yapar.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;İç hemoroidler anüsün içinde yer alır, ıkınmayla makattan dışarı sarkabilir.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;Hemoroid, çok sık görülen bir durumdur. Hemen hemen 50 yaşına kadar toplumunun yarısı bu hastalıktan muzdarip olmuştur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Doğuştan gelen nedenler (damar duvarlarının doğuştan zayıf olması gibi) basura yol açabileceği gibi kötü yaşam tarzı ile ortaya çıkabilir (düzensiz beslenme gibi). Dışkılamayı kolaylaştırıcı bitkisel çaylar iyi gelebilir. Ancak "Sinameki" kesinlikle tavsiye edilmez.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bağırsak kanseri, anüs fissürü (çatlak), apse ve fistül denilen hastalıklarla karışmaktadır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Hemoroid Hastalığının Belirtileri Nelerdir?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
dışkılama sırasında ıkınma, zorlanma ile diskinin damar duvarına yaptığı travma ile kanama görülür. Bu kanamayı ya tuvalette yada dışkıya bulaşmış şekilde görebilirsiniz. Fazla kanama kansızlığa (anemiye) neden olabileceğinden hemen doktora başvurmanızda fayda olacaktır. Kanama parlak kırmızı renktedir. Anal kanal dışına çıkan hemoroidlerde spazm nedeniyle kan dolaşımı bozulabileceğinden şiddetli ağrı olabilir. Oturamaz duruma gelebilirsiniz. şiddetli ağrı, ödem ve sislik, kızarıklık oluşur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu belirtilerin birisi olsa bile doktora mutlaka başvurmalısınız.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Hemoroid Hastalığının Sebepleri Nelerdir?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Hemoroidin tek sebebi olmamakla birlikte kolaylaştırıcı sebepler vardır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Ailesel yatkınlık&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Kabızlık, uzun süren ishal&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Kabızlığa neden olan veya artıran sebepler&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Posasız gıda(meyve sebzenin az tüketildiği) gıdalarla beslenme alışkanlığı&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Aşırı terleme, az su içme&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Dışkılama zamanının ertelenmesi&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Seyahatler&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Karın içi basınç artışına yol açan etkenler (gebelik)&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Acılı ve baharatlı gıdaların fazla tüketilmesi&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Aşırı alkol tüketimi&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Tuvalet ihtiyacını ertelemek veya tuvalette uzun süre oturmak&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Yaşlılık &lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;strong&gt;Hemoroide Karşı Tedbir&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Hafif ve kolay def'i hacet sağlanmalıdır. Bunun için de meyve ve sebzeyi bol yemeli, protein bakımından zengin besinler, bilhassa et miktarını azaltmalıdır. Temiz havada gezinti, jimnastik ve masaj; kan dolaşımını uyarırlar ve hastalığın meydana gelmesini önlerler. İltihabı önleyici ve toplardamarları büzücü maddeleri ihtiva eden fitiller verilerek şikayetler hafifletilebilir. Şiddetli bir kanama olursa hemen doktora müracaat etmelidir. Papatya çiçeklerini içinde su bulunan uygun bir kaba atıp bir süre bekledikten sonra üzerine oturmak, ayrıca sıcak suya oturmak da faydalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ortaya çıkmış ve ilerlemiş bir hemoroidin en tesirli tedavisi cerrahi tedavidir. Ameliyatı kolay olup, son derece başarılı sonuçlar alınmaktadır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Beslenme&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Hemoroid sebepleri arasında en önemli faktörler kabızlık ve ıkınmadır. Diyetinize bazı gıdaları ekleyerek ve diyetinizden bazı gıdaları çıkararak basurdan kaynaklanan şikayetlerinizden kurtulabilir ve hastalığınızın derecesinin armasını engelleyebilirsiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Basur teşhisi konduysa;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Fazla acı tüketmeyiniz( ıkınma sebebi olabilir)&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Patlıcan ve domatesi azaltınız (içerdikleri asit yapısındaki madde tahriş edebilir)&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Mutlaka kabızlığınızı engelleyiniz bunun için; a) Her yemekte fazla miktarda sebze tüketiniz. b) Her gün meyve yiyiniz c) Her öğünde kepekli ekmek(market tipi kepekli ekmek) tüketiniz. d) Belirli saatlerde tercihen her gün kahvaltıdan sonra dışkılayınız. e) Tuvalette olabildiğince kısa kalınız. f)Bu önlemler yeterli gelmiyorsa her akşam bir-iki su bardağı kadar kepeği çorba,süt,yoğurtla karıştırılarak yiyiniz.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Gün içerisinde yeterli miktarlarda su tükettiğinizden emin olunuz. Ortalama 1, 5–2, 5 litre arasındaki su tüketimi normaldir. Genellikle su ihtiyacımız gün içerisinde besinlerden sağladığımız enerjiye göre değişkenlik göstermektedir. Aldığımız kalori miktarı kadar su tüketmeliyiz.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği, çavdar ekmeği, kepekli ekmek, kepeği ayrılmış unlar yerine tam tahıl unlarını tercih ediniz. Tam tahıllı ekmek, çavdar ekmeği, yulaf ekmeği ve kepekli ekmeğinin içeriğinde bulunan posa sayesinde sindirim sistemi üzerinde olumlu etki göstermektedir. Özellikle hemoroid sorunu yaşayan kişilerin bu ekmek türlerini kesinlikle tercih etmesi gerekir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Haftada 2 kez kurubaklagil tüketmeye özen gösteriniz. İyi birer bitkisel protein kaynağı olan kuru baklagiller, bol miktarda posa içerirler. Sağlık açısından pek çok olumlu etkileri olan kuru baklagillerin (kuru fasulye, bulgur, mercimek, nohut gibi) haftada 2 kez mutlaka tüketilmesi gereklidir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Beyaz undan yapılmış her türlü kek, pasta, kurabiye gibi hamur işlerinin yerine kepekli unla yapılmış olanları tercih ediniz. Hamur işi besinler için kullanılacak unun rafine edilmiş beyaz un yerine tam buğday unu ile yapılmış olmasına dikkat ediniz. Tam buğday unu rafine edilmiş una (beyaz un) göre çok daha fazla miktarda posa (lif) içermektedir. Böylece tam buğday unu kullanarak hazırladığınız besinin posa içeriği çok daha yüksek olacaktır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Pilav, makarna ve çorbalarınızı pişirirken içine kepek-tam tahıl unu ve bol sebze ilave ediniz. Tüketeceğiniz besinlerin posa içeriğini arttırmak sizin elinizde. Örneğin bir makarna! Kremalı bir makarna yerine bol sebzeli bir sos ile hazırlanmış kepekli bir makarna çok daha fazla miktarda posa içerecek, sağlığınız için çok daha olumlu bir uygulama olacaktır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Günlük diyetinizin yeterli miktarda sebze içerdiğinden emin olunuz. Sebzeler posa /lif içeriği çok yüksek olan besinlerdir. Sindirim sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışması için gerekli olan posanın, aynı zamanda kansere karşı ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkisi de bulunmaktadır. Her öğününüzde bir miktar sebze bulunmasına özen gösteriniz. Bu bir salata olabilir veya bir sebze yemeği olabilir. Çorbalarınızda, etli yemeklerde, makarna / pilav veya böreklerde de sebzeleri kullanmaya özen gösteriniz. Özellikle posa içeriği çok yüksek olan; lahana, brokoli, ıspanak, pırasa, enginar, kereviz, bezelye, bamya, taze fasulye, kabak gibi sebzelere diyetinizde daha geniş yer veriniz. Gaz sorunu yaşıyorsanız lahana, brokoli, karnabahar, brüksel lahanası gibi gaz sıkıntısına yol açabilecek besinleri tercih etmeyiniz.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Günde en az 3 porsiyon meyve tüketmeye çalışınız. Meyveler posa, vitamin ve mineraller bakımından oldukça zengin olmakla birlikte tatlı ihtiyacımızı da karşılamaktadır. Günlük meyve ihtiyacımız almamız gereken enerji miktarına bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Ortalama 3–5 porsiyon meyveyi gün içerisinde tüketmenin, hemoroid sorununuz için de olumlu etkileri olacaktır. Zengin posa içeriğine sahip erik, incir, kayısı, armut, elma, üzüm gibi meyveleri tercih ediniz. Bu meyveleri taze, kuru veya komposto olarak tüketebilirsiniz.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Meyve suları yerine meyvenin kendisini tüketiniz. Meyvenin suyu yerine kendisini tüketmek posa alımını arttıracaktır. Meyve sularını daha nadir kullanmaya çalışınız.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Kabuğuyla yenebilen meyveleri soymadan yemeyi tercih ediniz. Meyvelerin kabukları zengin birer posa kaynağıdır. Meyvelerinizi soymadan, kabuğu ile birlikte tüketmeye çalışınız.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;Dolan kalın bağırsağın kasılma sıklığı artar bu işlem 2-3 ay devam etmesi halinde yeni düzene alışan barsak aynı şekilde çalışmaya devam eder ve kabızlık kalıcı olarak düzelir. Sinameki otu gibi barsak hareketini artıran doğal ürünlerle kabızlık tedavisi bağırsakta kalıcı etki yapmadığı için ve de giderek artan bir şekilde tüketimin artırılması gerektiği için geçici dönemler dışında önerilmez. Bu beslenme şekli hemoroid ( basur ) dışında diğer makat bölgesi (proktoloji k )hastalıklarında da rahatlama sağlamaktadır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Hemoroidde uzak durulması gereken besinler nelerdir?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;ol&gt;&lt;li&gt;Acılı ve ekşi besinler&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Turşu ve baharatlar, baharatlı besinler&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Alkol (özellikle bira, şarap gibi fermente ürünler)&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Fast-food tarzındaki yiyecekler &lt;/li&gt;
&lt;/ol&gt;&lt;strong&gt;Tedavi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Basuru kontrol altına almak ve hastanın şikayetlerini azaltmak için doktorun uyguladığı tıbbi tedavi ve hastanın yapması gerekenler vardır. Amaç bağırsağın düzenli çalışmasını sağlamak ve kabızlığı ortadan kaldırmaktır. Günlük su alımı en az 2 litre olmalıdır. Alkol, kahve, kola gibi sindirim sistemine zarar verecek içeceklerden uzak durulmalıdır. Beslenirken lifli gıdalara ağırlık verilebilir fakat beslenmeyi çok fazla kısıtlamaya ve diyete gerek yoktur. Yalnız fazla yemek yemekten kaçınmak gerekir. Şişliği önlemek için sıcak suyla yapılan pansumanlar tavsiye edilir. Kabızlık için kremler önerilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İkinci bir tedavi ise hastalığın kontrol edilemediği, şikayetlerin ortadan kaldırılamadığı durumlarda uygulanan cerrahi tedavidir. Bu cerrahi tedavilerden ilki basur torbalarını çıkarmak için yapılan bir ameliyattır. Ağrı yapmaz ve hastalar tarafından sık tercih edilir. İki hafta sonra basur torbaları düşer. Ayrıca hastanede yatmaya gerek yoktur. Fakat her hastaya uygulanabilen bir yöntem değildir. Küçük ve iltihap kapmamış basurlar için uygulanır. Kullanım alanı geniş değildir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hastanın durumu bu yönteme uygun değilse hemoroidektomi adı verilen yöntemle basur çıkarılır. Hastanede yatma süresi ortalama bir gündür. Genel anestezi (hastanın tüm vücudu uyutulur) uygulanarak yapılır. En etkili yöntem olmasına rağmen ameliyattan sonra hasta bir süre bazı zorluklar yaşar. Ağrı çeker.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-5927735577635204538?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/5927735577635204538/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/basur-mayasl-hemoroid-hemorrhoids.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/5927735577635204538'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/5927735577635204538'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/basur-mayasl-hemoroid-hemorrhoids.html' title='Basur (Mayasıl, Hemoroid, Hemorrhoids, Hemoroit)'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-5419160635541128573</id><published>2009-11-08T14:22:00.001+02:00</published><updated>2009-11-08T14:22:31.954+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='antiseptik bitkiler'/><title type='text'>Mikropsavar Gıdalar</title><content type='html'>Son günlerde neredeyse en çok konuşulan konulardan biri de bağışıklık sistemimizi nasıl güçlendirebileceğimiz? Kış koşullarının aniden bastırması sonra da bir ısınan, bir soğuyan havalar bağışıklık sistemini iyice zorlar oldu. Geçen haftaki yazımda sizlere özellikle Domuz Gribi’nden korunmak için bazı doğal önerilerde bulunmuştum.&lt;br /&gt;
Bugün ise mikropsavar gıdalardan bahsedeceğim. Aslında halk arasında genelde bulaşıcı hastalıkların hepsinin sorumlusunun mikroplar yani bakteriler olduğu düşüncesi vardır. Ama bakteriler dışında virüsler, mantarlar ve hatta bazı parazitler de ateşli hastalıklara yol açabilir. Örneğin; grip hastalığı genelde virüsler tarafından oluşturulabilirken bazen de bakteriyel kökenlidir. Her enfeksiyonun tedavisi de farklıdır.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Antibiyotiklerin leblebi gibi bilinçsizce kullanıldığı toplumumuzda bazen çok yanlış uygulamalar olabiliyor. Örneğin virüs hastalıklarında antibiyotikler gereksizdir. Hatta bilinçsizce kullanılırlarsa zararlı bile olabilirler. Antibiyotikler, virüs nedenli gribal enfeksiyonlarda ancak hekim kontrolünde gerekli görüldüğünde kullanılmalı. Beslenmede özellikle çinko, C vitamini, proteinler ve D vitamini bolca alınmalıdır.&lt;br /&gt;
Çinko, kırmızı et, kabuklu deniz ürünleri ve kabak çekirdeğinde yüksektir. C vitamini ise çiğ yenen yeşilliklerde, turunçgillerde, sivribiberde, ekşi meyvelerde ve kuşburnuda yüksektir. Proteinlerin hayvansal kaynaklı olanları et, tavuk, balık, yumurta, hindi, süt ürünleri gibi gıdalarda yüksektir. D vitamini ise balık, yumurta ve süt ürünlerinde yüksek miktardadır. Bu gıdalar bağışıklık sisteminin iyi çalışması için yardımcı olan gıdalardır.&lt;br /&gt;
Şimdi bahsedeceğim gıdalar ise, mikroorganizmaların üremesini engelleme yönünde etki eden yiyeceklerdir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Karanfil:&lt;/strong&gt; Ağız enfeksiyonlarında mikroorganizmaların üremesini engeller. 2-3 adet karanfili ağıza alarak hafifçe emip çiğneyerek ve karanfilleri ağızda değişik yerlerde dolaştırarak tüketebilirsiniz. Ancak karanfiller toksiktir. Aromasını alın ama kendisini yutmayın.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Fesleğen:&lt;/strong&gt; Mikroplara karşı direnci artırır. Hatta fesleğen hapları solunum yolu enfeksiyonlarına karşı korunmakta kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Kekik:&lt;/strong&gt; Göğsü yumuşatır, özellikle de mantar enfeksiyonlarına karşı korunmada yararlıdır. Kekiği isterseniz kaynar suyun içinde bekleterek çay gibi içebilirsiniz. İsterseniz de yemeklere bolca katabilirsiniz. Her iki durumda da yararı vardır. Ancak kekik suyunun farklı bir içecek olduğunu vurgulamak isterim. Kekik suyu daha çok kolesterol ve şeker sorunlarında yarar olan ama kekikten distilasyonla elde edilen farklı bir içecektir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Defne yaprağı:&lt;/strong&gt; Genel olarak mikroorganizmaların üremesini azaltıcı bir etkisi vardır. Direkt olarak yenmez ancak yemeklerin içerisine örneğin 1 tencereye 1, en fazla 2 yaprak konularak kullanılabilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Soğan:&lt;/strong&gt; İçinde quercetin adı verilen doğal bir antioksidan vardır. Alerjik durumlarda da yararı olur. Soğanın kendisi ister çiğ, ister pişmiş olarak yensin her iki türlü de mikroorganizmalara karşı yararlıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Sarımsak:&lt;/strong&gt; İçinde bulunan sülfür bileşikleri mikroorganizmanın üremesini engelleyici bir etki verir. Hatta çoğu kişi sarımsağa doğal antibiyotik adını verir. Sarımsak sadece bakterilere değil, virüs ve mantarlara karşı da etki gösterir. Eğer midenize dokunuyor ya da kokusu rahatsız ediyorsa, sütün içerisinde bütün olarak haşlayıp, bütün olarak yutabilirsiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Kefir:&lt;/strong&gt; Özellikle bağırsak florasını dengeler. Bağırsaklarda zararlı mikroorganizmaların gelişmesine engel olur. Vücut direncini artırır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Sirke:&lt;/strong&gt; Doğal olarak arındırıcı bir özelliği vardır. Doğal sirkenin içerisindeki asitlerin mikroorganizmalara karşı korunmada olumlu bir etkisi vardır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Limon:&lt;/strong&gt; Limon da güçlü ve doğal bir asit olarak sirkeye benzer bir etki gösterir. Isıtıldığında içindeki C vitamini etkisini önemli ölçüde kaybetse bile asidit özelliği ile mikroorganizmalara karşı savaşta olumlu etkisi vardır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Şitake mantarı:&lt;/strong&gt; Doğal olarak vücut direncini artıran, bağışıklık sistemini kuvvetlendiren çok güçlü ve besleyici bir gıdadır. Artık ülkemizde marketlerde yalnız kurusu değil, tazesi de bulunabiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Doğal yoğurt:&lt;/strong&gt; Kefire benzer bir etki gösterir. Ancak kefir probiyotiktir. Yani kendisi direkt olarak yararlı mikroorganizmaları içerir. Doğal yoğurt ise prebiyotiktir. Düzenli tüketildiğinde bağırsaklarda ve vücutta yararlı floranın oluşmasına yardımcı olur.&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Örnek yiyecekler;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Defne yapraklı, soğan ve sarımsaklı levrek veya hamsi buğulama.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Bol yulaf ezmeli, keçi sütlü, bademli kahvaltı.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Zencefilli tavuk.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Bol karanfilli ananas, greyfurt, kivi, ekşi elma, mandalina, portakaldan yapılan taze meyve salatası.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Fesleğen ve sarımsak soslu tam buğday makarnası.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Kekikli defne yapraklı sivri biberli yağsız kuzu şiş.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;1 bardak kefir yanında 1 dilim kızarmış tam buğday ekmeği, bol maydanoz, taze az yağlı peynir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Sarımsaklı doğal yoğurt. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Sirkeden ve baldan yapılan şerbet, yanında yulaflı bisküvi veya kurabiye.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Soğan çorbası, yanında bir dilim tam buğday ekmeği &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Tofulu şitake mantarı, yanında bulgur. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;1 kase sarımsaklı cacık, yanında az yağlı kıymalı pırasa. &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Keçi peynirli taze yumurtadan sivri biberli omlet.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Bol limonlu, biberli, taze soğanlı mevsim salata, yanında balık ve közlenmiş sivri biber.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Bol limonlu tavuklu çorba, yanında bademli brokoli.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-5419160635541128573?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/5419160635541128573/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/mikropsavar-gdalar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/5419160635541128573'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/5419160635541128573'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/mikropsavar-gdalar.html' title='Mikropsavar Gıdalar'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-5848620267274879514</id><published>2009-11-08T13:49:00.000+02:00</published><updated>2009-11-08T13:49:08.403+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribinden korunma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bulaşıcı Hastalıklar'/><title type='text'>Domuz Gribinden Korunmak İçin Ne Yapılmalı?</title><content type='html'>&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;center&gt;&lt;object height="265" width="300"&gt;&lt;param value="http://www.youtube-nocookie.com/v/9jm5CURuCHI&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;" name="movie"/&gt;&lt;param value="true" name="allowFullScreen"/&gt;&lt;param value="always" name="allowscriptaccess"/&gt;&lt;embed allowscriptaccess="always" width="300" src="http://www.youtube-nocookie.com/v/9jm5CURuCHI&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;" allowfullscreen="true" height="265" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/center&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-5848620267274879514?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/5848620267274879514/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/domuz-gribinden-korunmak-icin-ne.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/5848620267274879514'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/5848620267274879514'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/domuz-gribinden-korunmak-icin-ne.html' title='Domuz Gribinden Korunmak İçin Ne Yapılmalı?'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-5222395765498929661</id><published>2009-11-08T12:57:00.002+02:00</published><updated>2009-11-08T12:58:41.553+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribi belirtileri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bulaşıcı Hastalıklar'/><title type='text'>Domuz Gribinin Belirtileri Nelerdir?</title><content type='html'>&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;center&gt;&lt;object width="320" height="265"&gt;&lt;param value="http://www.youtube-nocookie.com/v/EQzGzPLjkI8&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;" name="movie"/&gt;&lt;param value="true" name="allowFullScreen"/&gt;&lt;param value="always" name="allowscriptaccess"/&gt;&lt;embed allowscriptaccess="always" width="300" src="http://www.youtube-nocookie.com/v/EQzGzPLjkI8&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;" allowfullscreen="true" height="265" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/center&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-5222395765498929661?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/5222395765498929661/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/domuz-gribinin-belirtileri-nelerdir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/5222395765498929661'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/5222395765498929661'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/domuz-gribinin-belirtileri-nelerdir.html' title='Domuz Gribinin Belirtileri Nelerdir?'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-5295769832688375501</id><published>2009-11-08T12:47:00.002+02:00</published><updated>2009-11-08T12:48:27.859+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erken boşalıyorum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cinsel Sağlık'/><title type='text'>Erken Boşalıyorum Ne Yapabilirim?</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Soru:&lt;/strong&gt; Mastürbasyon yaparken en fazla 5 dakikada boşalıyorum. Hiç zevk almıyorum. Ne yapmam gerekiyor? Bir de penisimin baş kısmında sivilce gibi kızarıklıklar var. Acaba neden kaynaklanıyor?&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Cevap:&lt;/strong&gt; Değerli okurum, süre kısa geliyor öyle mi? Süreyi uzat. Mastürbasyon sayısını kısalt. Kaç yaşında olduğunu bilmiyorum. Biraz sabırlı ol. Organın ve ruhunun üzerinde dedektif gibi ipuçları arama. Şu anda bir sorunun yok, keyfine bak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-5295769832688375501?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/5295769832688375501/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/erken-bosalyorum-ne-yapabilirim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/5295769832688375501'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/5295769832688375501'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/erken-bosalyorum-ne-yapabilirim.html' title='Erken Boşalıyorum Ne Yapabilirim?'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-4208946494531841812</id><published>2009-11-08T00:06:00.003+02:00</published><updated>2009-11-08T00:18:23.574+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadın Sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='meme başlarındaki çatlaklar'/><title type='text'>Meme Uçlarında Yarık ve Çatlaklar</title><content type='html'>Özellikle uzun emzirme sonucu meme uçlarında tahriş ve bu tahrişlere bağlı çatlaklar oluşur. Çatlaklardan giren bakteriler meme iltihapları ve apselere yol açabilirler. Bunları önlemek için;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Bebeğinizi memeye uygun pozisyonda yerleştirin ve sık sık emzirin&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Emzirme işlemi bittikten sonra bir damla süt ile meme başını ıslak tutun&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Tatlı ve sıvıyı azaltın&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Birkaç gün pompa ile sütü boşaltın.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Bebeği meme başına yerleştirmiş olduğunuz silikon meme başı ile emzirin.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Silikon uçla emziremezseniz,sütü sağıp temiz bir kaba koyarak bebeği kaşıkla besleyin.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Sütü sağmadan önce memenizi ıslak sıcak kompresle yumuşatın. &lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Meme ucunun içeri çökük veya kısa olması&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Meme başlarının çok kısa olması ve bu nedenle bebeğin bunları tutamaması annenin doğumsal olarak kısa meme başına sahip olmasıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Doğum hekimini gebelik sırasında bu durumdan dolayı uyarın ve danışın.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Gebelik sırasında ve lohusalıkta meme uçlarının esnemesini kontrol edin.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Meme ucunu dışarıya çıkartabilmek için ters yöndeki elin iki parmağı arasında meme başını gerip ve uzatmaya çalışın,tüm gebelik boyunca bunu zaman zaman uygulayın. Gebelikte bu işlem rahim kasılmalarına neden olabileceğinden erken doğum riski açısından dikkatli olun.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Uzatma işini yapamıyorsanız, ilk günlerde silikon meme başı ile emzirin,ya da pompa ile sütü boşaltıp bebeğe kaşık ile verin.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Emzirirken meme başının siyah kısmının bebeğin ağzında olduğundan emin olun.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;strong&gt;Meme ucunun aşırı olması&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;
Annenin meme uçlarının çok büyük olması doğumsal bir olaydır. Bebek , sadece meme ucunu emer, tüm koyu renkli kısmı ağzına alamaz. Bebeği emzirirken koyu renkli kısmın bebeğin ağzında olup olmadığını gözleyip çocuğu doğru pozisyonda tutmaya dikkat edin.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Bebek memeyi emmek istemiyorsa&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Bebek hasta olabilir, gribal enfeksiyon nedeniyle burun delikleri tıkalı olabilir,ağzında pamukçuk olabilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Bebek biberona alışmış olabilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Doğumdan sonra anne ve bebek ayrı kalmış olabilir,anne işi nedeniyle bebeği sık emzirmemektedir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Anne sütünün yanı sıra bebeğe mama,şekerli su verilmiştir ve bebek bunlara alışıp anne sütünü istememektedir.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;strong&gt;Bu durumda;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Bebeği doktora götürün.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Gribal bir enfensiyon düşünülmüşse doktorun verdiği serum fizyolojik ile düzenli olarak bebeğin burnunu temizleyin.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Her emzirmeden önce burun deliklerini kaynatılmış ılık suyla ıslatılmış fitil haline getirilmiş pamuk ile temizleyebilirsiniz.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Bebeği normal olarak emzirinceye kadar, sütünüzü temiz bir kaba boşaltıp bebeğe kaşıkla verin.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Sabırla emzirmeyi deneyin.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Anne sütü dışında mama ve su vermeyin.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Her meme verişten sonra memenizi boşaltarak bebeğe hızla akmasını önleyin&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;strong&gt;Meme iltihabı ve absesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Meme kanallarından süt akışı kesintisiz olarak sağlanmazsa veya düzgün ve hijyenik koşullarda süt verilmezse, meme başındaki çatlaklardan giren mikroplarla meme iltihaplanır. Meme gergin,hassas,kızarık,derisinde damarlar belirgin hale gelir ve ağrır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Bu durumda;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Hemen doktora başvurarak verilen ilaçları kullanınız.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Emzirmeye devam ediniz.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Emziremiyorsanız sütünüzü pompa ile boşaltınız.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Ağrı için memeye ılık suyla pansuman yapabilirsiniz.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Abse gelişirse absenin açılıp boşaltılması gereklidir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Abse boşaltıldıktan sonra hemen emzirmeye başlayınız.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;strong&gt;Süt ateşi&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;
Genellikle ilk günlerde, süt hücumunda olur, ateş düşürücü, ağrı kesici (parasetamol) alınmalı, memelere ılık pansuman, emzirmeden sonra fazla süt kalıyorsa pompa ile boşaltılmalıdır. Süt ateşi , 48 saat içinde geçmezse hekime başvurmalısınız. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Evlatlık Edinen Annelerde Emzirme&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Evlatlık edinen annelerde meme başı 1-3 saatte bir uyarılmalı ve günde 3 kez 25 mg klorpromazin denilen ilaç verilmelidir. Yöntemin oluşması için % 50 olasılık vardır ve 1-2 ay zorlamak gereklidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-4208946494531841812?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/4208946494531841812/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/meme-uclarnda-yark-ve-catlaklar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/4208946494531841812'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/4208946494531841812'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/meme-uclarnda-yark-ve-catlaklar.html' title='Meme Uçlarında Yarık ve Çatlaklar'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-7446999144567636621</id><published>2009-11-07T23:57:00.000+02:00</published><updated>2009-11-07T23:57:22.329+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Süt verme sırasında problemler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='memelerin büyümesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadın Sağlığı'/><title type='text'>Memelerin Şişmesi</title><content type='html'>Yeterince emzirmeme ya da aşırı tatlı yeme ve sıvı alımı sonucu memelerde süt birikimi olur. Buna bağlı ağrılar olabilir. Memeler gergin, üzerinde damarlar gözükür hale gelir ,kızarık ve sıcak olurlar. Bu durumda; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;İstirahat edin,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;2.Bebek istedikçe sık sık emzirin,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;3.Bebek memeyi boşaltamazsa sütü elle yada pompa ile mutlak boşaltın,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;4.Süt çok fazla ise atmayın! anne sütü oda sıcaklığında 8 saat buzdolabında 2 gün bozulmadan kalabilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;5.Meme çok sert ve ağrılı ise sıcak havlu ile kompres yapın. Sağdığınızda süt ile masaj yapıp sonra bebeğe verin, hala sert ise sıcak komprese devam edin ve mutlaka pompa ile boşaltın!&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-7446999144567636621?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/7446999144567636621/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/memelerin-sismesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/7446999144567636621'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/7446999144567636621'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/memelerin-sismesi.html' title='Memelerin Şişmesi'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-8231658210932712413</id><published>2009-11-07T23:53:00.002+02:00</published><updated>2009-11-07T23:55:12.845+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sütüm azaldı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadın Sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sütüm yetersiz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sütüm yetmiyor'/><title type='text'>Sütünüz Yeterli Değilse?</title><content type='html'>Anneler sıklıkla emzirmedikleri için sütlerinin yetmediğini düşünürler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Bebeğinizin günde kaç kez idrar yaptığını takip edin.Günde en az 6 kez idrar yapıyorsa süt yeterlidir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Birkaç günlük aralarla tartın ,iki tartı arasında artış varsa süt yeterlidir. En ideali doğumdan 15 gün sonraki tartı da 200 gr lık bir fark sütün yeterli olduğunu gösterir. Şu unutulmamalı, doğumdan sonraki haftada, bebekler ağırlıklarının %10-15'ini fizyolojik nedenlerle kaybederler. Bebeğinizin hastaneden çıkış kilosu çok önemlidir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Her memede en az 10-15 dakika emzirin.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Emerken uyursa uyandırın.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Emerken çok giydirmeyin.&lt;br /&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Sadece anne sütü verin, 4-6 aylık olmadan ek gıdaya geçmeyin.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Emzirirken rahat bir yer seçin.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Her anne gibi sütünüzün yeterli olduğuna inanarak ,endişe duymadan ,sadece yukarıdaki önerilere göre emzirmekte ısrarcı olun.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Emzirmeye başlamadan önce ılık şekerli bir bardak su veya meyva suyu içebilirsiniz.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Dengeli ve yeterli beslenin.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;blockquote&gt;1.Süt,yoğurt, peynir, et, yumurta &lt;br /&gt;
2.Yeşil yapraklı sebze ve meyve &lt;br /&gt;
3.Nohut, fasulye, mercimek &lt;br /&gt;
4.Pekmez, şekerli bol sıvı &lt;br /&gt;
5.Isırgan otu ekstreleri ile beslenmeniz önerilebilir.&lt;br /&gt;
&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-8231658210932712413?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/8231658210932712413/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/sutunuz-yeterli-degilse.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/8231658210932712413'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/8231658210932712413'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/sutunuz-yeterli-degilse.html' title='Sütünüz Yeterli Değilse?'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-7359927934055369419</id><published>2009-11-07T23:47:00.000+02:00</published><updated>2009-11-07T23:47:07.684+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadın Sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='emzirmeyi engelleyen faktörler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='süt yapımını azaltan sebepler'/><title type='text'>Emzirmeyi Engelleyen ve Süt Yapımını Azaltan Nedenler</title><content type='html'>&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Doğumdan sonra anne ve bebeğin tıbbi nedenlerle ayrılması, lohusalık humması,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Emzirmenin geç başlaması sıklık ve süresinin kısıtlanması,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Süt gelmesi beklenirken çeşitle nedenlerle su ve mama verilmesi,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Annenin psikolojik problemleri, sütünün gelmeyeceği kaygısı, &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Uzamış doğum ve buna bağlı yorgunluk,annenin yetersiz beslenmesi,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Annenin yeterince emzirme teknik ve problemleri konusunda bilgi sahibi olamaması,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Bebeğin dudak-damak yarıkları, yutak, ağız, burun gibi doğumsal anomalileri, diğer sistemlerdeki ağır yapısal bozuklukları&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-7359927934055369419?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/7359927934055369419/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/emzirmeyi-engelleyen-ve-sut-yapmn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/7359927934055369419'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/7359927934055369419'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/emzirmeyi-engelleyen-ve-sut-yapmn.html' title='Emzirmeyi Engelleyen ve Süt Yapımını Azaltan Nedenler'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-655597835766433077</id><published>2009-11-07T23:44:00.000+02:00</published><updated>2009-11-07T23:44:05.692+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadın Sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='emzirmenin devamını sağlamak için ne yapmalıyım'/><title type='text'>Emzirmenin Başlaması ve Devamının Sağlanması İçin Ne Yapılması Gerekir?</title><content type='html'>&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Bebek doğumdan hemen sonra çıplak olarak anneye verilmeli ve emzirmeye başlanmalı,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Doğumdan sonra sık sık bebek istedikçe emzirilmeli,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Anne ile bebek aynı odada yatmalı,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Emzirme sırasında bebeğe fazla giysi giydirilmemeli,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Anneye uygun pozisyon anlatılmalı ve bebek mutlak meme başındaki koyu renkli kısmı tamamen ağzına almalı,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Geçici problemlerde anne sütü yerine süt veya mama biberonla verilmemeli,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Ziyaretler hem anne hem de bebek için kısıtlanmalı, özellikle enfenksiyon açısından bu durum önemli olup, bebeğin öpülmesi yasaklanmalı,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Bebeğe ilk 4-6 ay ek besin verilmemeli (çocuk hekimi tarafından bebeğin kilo almadığı tespit edilirse uygun ek gıdalar başlanabilir),&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Anne memesini rahatça verebilecek kıyafetler giymeli, beslenmesine dikkat etmeli, bebeğin odası sıcak olmamalı ve sık sık havalandırılmalıdır.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-655597835766433077?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/655597835766433077/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/emzirmenin-baslamas-ve-devamnn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/655597835766433077'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/655597835766433077'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/emzirmenin-baslamas-ve-devamnn.html' title='Emzirmenin Başlaması ve Devamının Sağlanması İçin Ne Yapılması Gerekir?'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-2046484450796213986</id><published>2009-11-07T23:39:00.002+02:00</published><updated>2009-11-07T23:39:42.669+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadın Sağlığı'/><title type='text'>Laktasyonun (Emzirmenin) Sonlanması</title><content type='html'>Emzirmeyi bıraktığınızda laktasyon son bulur. Oksitosin hormonunun meme uyarılmasına son verilmesi nedeni ile salgılanmaması, içbasıncın artışı ile alveollerdeki süt salgılanması durur. Süt yapımının durması ve sonrasında emmenin bitmesi ile prolaktin salgılanması da azalır. Böylece genellikle emzirme eyleminin durdurulması süt yapımını da durdurur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-2046484450796213986?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/2046484450796213986/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/laktasyonun-emzirmenin-sonlanmas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/2046484450796213986'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/2046484450796213986'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/laktasyonun-emzirmenin-sonlanmas.html' title='Laktasyonun (Emzirmenin) Sonlanması'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-4667995511016571141</id><published>2009-11-07T21:42:00.002+02:00</published><updated>2009-11-07T21:42:23.693+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadın Sağlığı'/><title type='text'>Emzirme Sorunları</title><content type='html'>Meme dokusu, yağ ve bağ dokusu ile desteklenen memenin süt yapımını sağlayan kesecik ve kanallardan oluşur. &lt;br /&gt;
Kesecikler ve kanalcıklar üzüm salkımı şeklinde kümeler teşkil ederler ve sonra kanalcıklar geniş süt kanallarına dökülürler. Bu geniş süt kanalları her bir ana bölgenin (lob) süt salgısını toplar. Her bir memede bu loblardan 15-20 adet vardır ve bunların kanalları genişleyerek meme başına ulaşır ve dışarı açılırlar.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu süt yapıcı sistemin büyümesi pek çok hormonal etkene bağlı olarak iki aşamada oluşur. Ergenlik ve gebelik döneminde gerçekleşen bu aşamalarda özellikle gebelik sırasında östrojen, progesteron ve prolaktin hormonlarının aşırı miktarda artmalarına bağlı olarak memenin süt yapan (glandüler ) dokusu artmaya başlar, kanallar uzar, dallanır ve süt yapan kesecikler büyür. Buradaki epiteller yağ damlacıklarıyla yüklenir ve işte bu ilk oluşan süte yağdan zengin olduğu için kolostrum denir. Süt salgılanması progesteron etkisi ile baskı altına alınır. Doğumla birlikte hızla östrogen ve progesteronun ortadan kaybolması ile süt salgısı başlar. Sütün memeden fışkırması emme olayının negatif basıncına bağlı değildir. Arka hipofizden salınan oksitosin hormonununu kan yolu ile keseciklere ve kanallara ulaşarak miyoepitel hücrelerinin kasılmasını sağlar. Bu etki sütün ana kanallardan meme başındaki açıklıklara doğru fışkırmasına neden olur. Bu hormon aynı zamanda lohusalarda rahmin kasılıp küçülmesini de sağlar. Sütün devamı için prolaktin, sütün sağılması içinse oksitosin hormonu gereklidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-4667995511016571141?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/4667995511016571141/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/emzirme-sorunlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/4667995511016571141'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/4667995511016571141'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/emzirme-sorunlar.html' title='Emzirme Sorunları'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-4903408853044917153</id><published>2009-11-07T21:37:00.000+02:00</published><updated>2009-11-07T21:37:51.150+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İlk Yardım'/><title type='text'>Deri Yolu Zehirlenmeleri</title><content type='html'>Kremler, tozlar, sıvılar ile temas sonucu, ya da ısırma, sokma, enjeksiyon ile meydana gelir. Etkilenme durumuna göre yerel veya genel belirtiler görülebilir.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;İlkyardım:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Etken madde krem veya toz şeklindeyse, bol akan su ile yıkanır; yara varsa üzeri steril gazlı bezle kapatılır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Yerel belirtiler giderek yayılıyor ve genel belirtiler görülüyorsa, kişi derhal bir sağlık kuruluşuna götürülür. (Kişide gelişmekte olan alerjik şoka karşı sağlık kuruluşunda semptomatik tedavi uygulanmalıdır, aksi halde kişi kaybedilebilir. Hastaneye götürürken bilinç kapanırsa koma pozisyonu verilir veya ABC nin devamlılığı sağlanır.)&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;strong&gt;Kedi ve Köpek Isırmaları:&lt;/strong&gt; KUDUZ tehlikesi vardır. Bu gibi durumlarda ısırılan yer ilk önce bol su ile sabunlanıp köpürtülerek en az 5 dakika yıkanır.&lt;br /&gt;
Aşı yaptırılır. Mümkünse hayvan gözetim altında tutulur, eğer 10 gün içinde ölürse aşıya devam edilir, 10 günü geçmesine rağmen hayvan ölmemişse, aşıya gerek yoktur. Hayvan bulunamamışsa, aşı mutlaka yaptırılmalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Yılan Sokması:&lt;/strong&gt; İki derin diş izi yılanın zehirli olduğunu gösterir. Bu durumda sokulan yerin altından ve üstünden venöz turnike yapılarak, zehrin dolaşıma katılımı yavaşlatılır. Ağzında yara ve çürük dişi olmayan bir kişi yara yerinden zehri emip tükürebilir. Organ hareketsiz halde ve sarkıtılarak tutulur. Kişi mümkün olduğunca sakin tutulmaya çalışılmalıdır. Hastaneye götürülmelidir ve tetanos aşısı yaptırılmalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;VENÖZ TURNİKE:&lt;/strong&gt; Enli kumaş veya kravat, yılanın soktuğu yerin hemen altından ve üstünden bağlanır. Ancak dolaşım engellenmeyecek şekilde bağlanmalıdır. Bunun için bacakta ise ayak, kolda ise el parmaklarına bakılır morarma varsa, hemen gevşetilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Akrep Sokması:&lt;/strong&gt; Sokulan yere amonyak veya su ile bulamaç yapılmış yemek karbonatı sürülebilir. Venöz turnike uygulanabilir. Hastaneye götürülmelidir.&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Arı Sokması:&lt;/strong&gt; Sabunlu su ile yıkanabilir veya antiseptik ile silinebilir. İğne çıkarılabilecek durumdaysa cımbızla çıkarılır aksi halde, zorlanmaz.&lt;br /&gt;
Yerel belirtiler genel belirtilere dönüşüyorsa, vakit kaybedilmeden hastaneye götürülmelidir.&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Deniz Kestanesi Batması:&lt;/strong&gt; Bu durumda organ (genelde ayak), yanmayacak şekilde dayanabileceği kadar (45° C) sıcak su içine daldırılarak, 20-30 dakika (ağrı dininceye) kadar bekletilir. Sıcak dikeni eritir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Denizanası Teması:&lt;/strong&gt; Denizanası ve deniz şakayıklarının nematokist denilen vantuzlarındaki çengellerle cilde tutunurlar, bunların zarar verilmeden uzaklaştırılması için: önce alkol (ya da sirke veya deniz suyu) ile yıkanır, sonra üzerine pudra ekilir, varsa çiğ et konarak yumuşatılır ve bıçağın tersi veya tahta çubukla deriden sıyrılır. Ya da o kısım doğrudan musluk suyu ile yıkanabilir; tatlı su vantuzları patlatacağından kişi rahatlayacaktır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;DİKKATİNİZE:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Yurt dışında böcek sokmaları nedeniyle anaflaktik şok dediğimiz alerjinin ağır seyrettiği kişilerde bu seyri hafifletmek üzere yanlarında taşıyabilecekleri &lt;span style="background-color: #cccccc;"&gt;alerji kutusu&lt;/span&gt; (kiti, seti) vardır. Hekim tarafından önerilen ve yapabilme eğitimini alan kişiler, böcek soktuğunda, hemen enjektördeki hazır ilacı kendileri yaparak ve hapı alarak durumlarının kötüleşmesini önleyebiliyorlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-4903408853044917153?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/4903408853044917153/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/deri-yolu-zehirlenmeleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/4903408853044917153'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/4903408853044917153'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/deri-yolu-zehirlenmeleri.html' title='Deri Yolu Zehirlenmeleri'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-37164412248135553</id><published>2009-11-07T21:12:00.000+02:00</published><updated>2009-11-07T21:12:17.461+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İlk Yardım'/><title type='text'>Solunum Yolu Zehirlenmeleri</title><content type='html'>Tüp gaz, egzoz gazı (karbonmonoksit), duman ve diğer zehirli gazların solunması sonucunda görülür. Özellikle renksiz ve kokusuz zehirli gazlarla meydana gelen zehirlenmelerde kişide görülen belirtilerin saptanması hayat kurtaracaktır.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Belirtileri:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması, kendinden geçme, bulantı-kusma, deride renk değişimi.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;strong&gt;İlkyardım:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Öncelikle kaynak kapatılır, havalandırma sağlanır, kişi temiz havaya çıkartılır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Yüzüne su serpilebilir, kolları açılıp kapatılabilir,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Gerekiyorsa suni solunum ve kalp masajı yapılır,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Mutlaka hastaneye götürülür.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-37164412248135553?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/37164412248135553/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/solunum-yolu-zehirlenmeleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/37164412248135553'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/37164412248135553'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/solunum-yolu-zehirlenmeleri.html' title='Solunum Yolu Zehirlenmeleri'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-1485911405819760729</id><published>2009-11-07T20:51:00.001+02:00</published><updated>2009-11-07T20:51:29.352+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İlk Yardım'/><title type='text'>Sindirim Yolu Zehirlenmeleri</title><content type='html'>Ağız yoluyla alınan her türlü zehir etkisi yapan maddelerle meydana gelirler; bayat besinler, ilaçlar, alkol, korozif (yakıcı, tahriş edici) maddeler ya da alerjik etki yapan maddeler vb.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;İlkyardım:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Eğer zehrin alınması üzerinden henüz 30 dakika geçmemişse, o zaman kusturulur.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;strong&gt;KUSTURMAK İÇİN:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Tercih edilen kişinin kendi parmağı ile küçük dilini dolayısıyla da öğürme refleksini uyararak kusmasını sağlamaktır,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Sıcağa yakın ılık su içirerek de kusturma sağlanabilir (kişi bardağı kendisi tutarak içmelidir! başkası tarafından içirilmemelidir!)&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;strong&gt;KUSTURULMAYACAK DURUMLAR:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Asit veya bazik madde (korozif madde) içeren sıvılar içilmişse,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Petrol ürünleri içilmişse,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Bilinci kapalı ise.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;ol&gt;&lt;li&gt;Kusturulduktan sonra soğuk veya sıcak olmayan su içirilir, kusturulmayacak durumlarda da yine su içirilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Hastaneye götürülür, özellikle korozif madde içmiş kişilerin mutlaka hastane tedavisine gereksinimleri vardır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Ne yapılacağına karar verilemeyen durumlarda mutlaka ZEHİR DANIŞMA MERKEZİ aranmalıdır. Merkez aranmadan önce aşağıdaki bilgiler toplanmalıdır:&lt;/li&gt;
&lt;/ol&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Zehirlenme ne ile meydana geldi, kutu veya prospektüs varsa yanınızda olmalı,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Kutudaki / şişedeki miktar ne kadar kalmış, daha önce ne kadarmış, çevreye saçılmış mı?&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Zehir ne zaman alınmış, hastanın durumu nasıl?&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;strong&gt;BESİN ZEHİRLENMELERİ&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Bakteri veya bakteri salgıları (toksinleri ) ile oluşan zehirlenmelerdir. Bulantı-kusma, kramp şeklinde karın ağrısı ve ishal (diyare) ile seyrederler. Bunlar:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;SALMONELLA:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Kontamine (enfeksiyonla bulaşmış) et, süt ve yumurta ile bulaşır. Yendikten 12-24 saat sonra ani bulantı-kusma, karın ağrısı, ishal ile kendini gösterir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Tedavi:&lt;/strong&gt; Herhangi bir tedavisi yoktur. 2-3 günde kendiliğinden geçer. Antibiyotik verilmez.&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Aşırı ishal ve kusmaya bağlı olarak dehidratasyon gelişmişse içecek şeyler verilerek kaybedilen sıvı yerine konur.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Yemek hazırlanırken kapların temiz olmasına dikkat edilir ve iyi pişirilirse salmonella enfeksiyonu önlenebilir.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;strong&gt;STAFİLOKOK:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
En sık rastlanan besin zehirlenmesidir. Karbonhidratlı, sütlü ve şekerli yiyeceklerin yenilmesi sonucu görülür. Örneğin: muhallebi, dondurma, mayonez gibi. Yendikten 2-6 saat sonra bulantı-kusma ile kendini gösterir (ishal nadiren görülür).&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Tedavi:&lt;/strong&gt; Herhangi bir tedavisi yoktur. 4-6 saatte kendiliğinden geçer. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Önlenebilmesi için; özellikle sütlü tatlılar ve kaynatılmadan pişirilen yemekler hazırlandıktan sonra uzun süre, fırında veya ısıtma tepsilerinde bekletilmemelidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;CLOSTRİDİUM PERFRİNGENS:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Büyük miktarda hazırlanan yiyeceklerin oda ısısında, etkisiz buharda bekletilmesi veya yeterince soğuk ortamda muhafaza edilmemesi sonucunda ürer. Veya mikroorganizmanın bulaştığı balıklarla hastalık ortaya çıkar. Yendikten 8-10 saat sonra bulantı, karında kramp şeklinde ağrı ve ishal ile kendini gösterir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Tedavi:&lt;/strong&gt; 24 saate kadar kendiliğinden iyileşir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Dehidratasyon kontrol altına alınır, hastaya, daha öncede bahsedildiği gibi bol sıvı şeyler içirilir ve bu arada tuz ve elektrolit kaybını yerine koymak için de bir bardak suya bir miktar tuz ve yemek karbonatı konarak içirilir. Ya da bu amaçla kola, tuzlu ayran, meyve suları, maden suyu içirilebilir. Mümkün olduğunca tüm sıvı kaybı bu içeceklerle karşılanmayıp suyla desteklenmelidir.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;strong&gt;İYİ YIKANMAMIŞ, YEMEK KAZINTISI KALMIŞ KAPLAR GENELLİKLE BESİN&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;ZEHİRLENMESİNE YOL AÇAN EN ÖNEMLİ FAKTÖRDÜR.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Cl. BOTULİNUM ( BOTULİSMUS ):&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Genelllikle iyi konservelenmemiş yiyeceklerin yenilmesi sonucu görülen en tehlikeli (hatta ölümcül) olan besin zehirlenmesidir. Yenildikten 24 saat sonra belirtiler görülebilir. İshal görülmez, kabızlık (konstipasyon) olabilir. Botulismusta, sinirlerden kaslara giden uyarılar engellenmekte ve bunun sonucunda şiddetli halsizlik, paralizi (kuvvet kaybı) ve ölüm görülebilmektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Belirtileri:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Ağız ve boğaz kuru ve ağrılıdır,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Kişi gözlerini odaklamada zorluk çeker (çift görme, bulanık görme olabilir)&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Bitkinlik, yutma ve konuşma güçlüğü&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Halsizlik veya kuvvet kaybı&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Göz hareketlerinde kısıtlılık, göz bebeklerinde genişleme&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Solunum kaslarında paralizi, solunum güçlüğü&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Konuşamama, başın ön kısmında hissedilen baş ağrısı&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;strong&gt;İlkyardım:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;ABC kontrol edilir ve devamlılığı sağlanır&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Olanak varsa oksijen verilir&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Gerekiyorsa suni solunum yapılır&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Acilen hastaneye götürülmelidir. Mutlaka antitoksin yapılması gerekir.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;strong&gt;DEHİDRATASYON:&lt;/strong&gt; Aşırı kusma ve ishal sonucu, vücuttan fazla miktarda sıvı ve elektrolit kaybı olur. Buna bağlı olarak cilt, dudaklar ve dil kurur. Cildin kuruluğunu anlamak üzere el üzerindeki deri, baş parmak ve işaret parmağı arasında tutulur, bırakıldığında deri hemen eski halini alıyorsa o zaman sorun yoktur, eğer eski halini alma süresi uzuyorsa, o zaman fazla miktarda sıvı kaybı vardır ve hemen tedavi edilmezse hipovolemik şok gelişebilir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-1485911405819760729?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/1485911405819760729/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/sindirim-yolu-zehirlenmeleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/1485911405819760729'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/1485911405819760729'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/sindirim-yolu-zehirlenmeleri.html' title='Sindirim Yolu Zehirlenmeleri'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-87765630531147039</id><published>2009-11-07T20:43:00.000+02:00</published><updated>2009-11-07T20:43:35.286+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İlk Yardım'/><title type='text'>Zehirlenme Nedir?</title><content type='html'>Herhangi bir kimyasal, organik veya fiziksel madde vücuda girdikten sonra özelliğine göre yerel veya genel hasar meydana getirerek, ölüme neden olabiliyorsa bu maddeye &lt;strong&gt;ZEHİR&lt;/strong&gt;, olaya ise &lt;strong&gt;ZEHİRLENME&lt;/strong&gt; denir.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Yerel belirtiler:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Sokulan, ısırılan, temas eden yerde kızarıklık, şişlik, gerginlik, ağrı ve kaşıntı&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;strong&gt;Genel belirtiler:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Vücut ısısının yükselmesi (ateş)&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Tüm vücutta kızarıklık, döküntü, kaşıntı,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Solunum sıkıntısı, hızlı ve zayıf atan nabız,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Baş ağrısı, kulak çınlaması,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Halsizlik, kendinden geçme, gelişen bilinç kaybı,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Şok, ölüm.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;Zehir, vücuda bilerek (kasti) veya bilinmeden(kazara), dört yoldan alınabilir: &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;ol&gt;&lt;li&gt;Sindirim&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Solunum&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Deri &lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Kan yoluyla&lt;/li&gt;
&lt;/ol&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-87765630531147039?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/87765630531147039/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/zehirlenme-nedir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/87765630531147039'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/87765630531147039'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/zehirlenme-nedir.html' title='Zehirlenme Nedir?'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-5771469052453983824</id><published>2009-11-07T20:26:00.000+02:00</published><updated>2009-11-07T20:26:24.836+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ruh Sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='boşanma sürecinde psikoloji'/><title type='text'>Boşanma Sürecini Kolay Atlatmak</title><content type='html'>Evliliğin bittiğini düşünmek, geçmişte yaşanan iyi ve kötü anıların film şeridi gibi gözlerin önünden geçmesi kişide farklı bir duygu yaratır. Gerçekten bitmesi gerekiyor mu? Yoksa biraz daha çaba gösterilmeli mi? Kararsızlık, üzüntü, öfke, sevgi, pişmanlık, mutluluk gibi karmakarışık duygular yoğun olarak yaşanır.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir çok kişinin boşanma aşamasında depresyona girmesi beklenen bir sonuçtur. Belki de önceden başlayan bir depresyon bu boşanma sürecini daha da hızlandırmış olabilir. Boşanma sürecinde eşlerin alacağı psikolojik destek her şeyi daha sağlıklı bir şekilde görmelerini sağlar. Bu ilişkide eşler neredeydi, hangi nedenler bu sonuca neden oldu, şimdi iki tarafın neler yapması gerekir?… Bir filmde başrolü oynayan kişinin kendisini sonradan ekrandan izlemesi gibi terapi süreci ilerler ve yeni yaşamla ilgili kararlar alınır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Önerilen boşanma gerçekleşmeden önce bir psikolojik desteğin alınmasıdır. Bu süreci boşanma öncesi, boşanma sırası ve boşanma sonrası olarak değerlendirmek daha doğru olur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Boşanma Öncesi:&lt;/strong&gt; Eşle anlaşılamayan, artık bazı şeylerin eskisi gibi olmadığı hissedilen dönemdir. Evde tartışmalar artar ve paylaşımlar belirgin düzeyde azalır. En ufak bir şeyden tartışma başlayabilir. Eşlerden biri ya da ikisi artık sonlandırma kararını düşünmeye başlamıştır. Çocuklar ya da gelecek yaşamla ilgili kaygılar bu dönemde üst düzeyde yaşanır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Boşanmaya karar verilse bile taraflar ilişkilerini karşılıklı konuşabilecek düzeyde olmalı. Aksi takdirde boşanma süreci daha da uzamakta, taraflar ve çocuklar daha fazla zarar görmektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Boşanma Sırası:&lt;/strong&gt; Eşlerden biri veya diğeri tarafından verilen boşanma kararı netleşmiştir. Avukatlar karşılıklı olarak ayarlanmıştır. Bu süreçte eşlerden birisi daha kararlı ve güçlü olurken diğer eş güçsüz, çaresiz, yalnız, hüzünlü, yıkılmış, depresif, kızgın hissedebilir. Pişmanlık duyguları üst seviyede olsa da sona doğru yaklaşmak kişi için üzüntü verici olabilir. Ailenin diğer üyelerinin bu süreç hakkında bilgisi olur. Kararlara müdahale edilmemesi, görüş belirtilmemesi eşler açısından çok daha sağlıklı olacaktır. Bu durumda kişi kendi yaşamını düşünmekten çok konuşulanlar arasında kaybolup gittiğini hisseder.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Avukatlar;&lt;/strong&gt; boşanma ile birlikte maddi paylaşım için artık devrededir. Bu süreç de uzlaşmacı bir şekilde çözümlenmeli gereksiz tartışmaların yeniden yaşanmayacağı bir ilişki içinde sonuca ulaşmalıdır. Çocuklar bu devrede kullanılmamalı ve yaşadıkları endişeler ile ilgili olarak rahatlatılmalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Boşanma Sonrası:&lt;/strong&gt; Yaşama yeni bir başlangıç yapma zamanı geliştir. Eşlerden bazıları bunu başarabilirken bazıları ise bu süreçten çok daha yorgun çıkabilir. Bu süreci kabullenememe, yaşanan pişmanlık duyguları, gelecekle ilgili yoğun kaygılar, ne yapacağını bilememe, bir türlü adım atamama gibi duygular yaşanır. Bu duygulardan uzaklaşmak kişi için zordur. Psikolojik destekle bu süreç daha kısa sürede ve daha az zararla atlatılabilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Eşlerin yeni yaşama uyum sağladıktan sonra aşka ve sevgiye sarsılan güven duygusunun yeniden filizlenmesine izin vermesi gerekir. Gelecekle ilgili plan yapma, yaşamdan ve ilişkilerden yeni şeyler bekleme, bunlar için çaba gösterme kişinin artık sağlıklı olduğunun bir göstergesidir. Boşanma sonrasında kişilerin çok yakın bir ilişki kurmaması, ortak alanlarda çok fazla birlikte bulunmaması, boşanma sonrası yeni kurulan yaşamın takip edilmemesi çok daha doğrudur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Boaşnma Sonrası Çocuklar:&lt;/strong&gt; Eş rolü biten kişilerin anne baba rollerini titizlikte uygulamaya devam etmesi gerekmektedir. Özellikle de boşanma öncesinde yaşanan tartışmalara tanık olan bir çocuk söz konusu ise bir uzmanla birlikte bu süreci geçirmesini sağlamak çok daha sağlıklı olacaktır.Boşanmanın tüm evresinde yaşanan duyguların çocuklara yansıtılmaması gerekir. Kişi eşini sevmiyor olabilir, her şey bitmiş olsa bile o kişi hala çocuğun annesi ya da babasıdır.Çocuk anne ya da babasının üzülmesini asla istemez. Anne de baba da mutlu ve her şeyin yolunda olduğunu çocuğa hissettirmelidir. Çocuk için birlikte ortak paylaşımlar yine de devam etmelidir. “Biz artık aynı evde yaşamıyor olabiliriz, ama senin annen ve baban olarak yine birlikte olacağız” mesajı yaşanarak verilmelidir. Boşanma sonrasında eşle ilgili olumsuz duygular çocuklara yansıtılmamalıdır. Eşe duyulan öfke mesajları çocukla iletilmemelidir. Bazı çocuklar boşanma sonrasında anne – babalarına onlar üzülmesinler diye duygularını ifade etmekten kaçınarak her şey yolundaymış gibi davranabilir. Burada dikkatli olmak gerekir. Bastırılan bu duygular farklı semptomlarla birden ortaya çıkabilir (alt kaçırmaları, kekemelik, tırnak yeme gibi)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-5771469052453983824?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/5771469052453983824/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/bosanma-surecini-kolay-atlatmak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/5771469052453983824'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/5771469052453983824'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/bosanma-surecini-kolay-atlatmak.html' title='Boşanma Sürecini Kolay Atlatmak'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-4500015504052160200</id><published>2009-11-07T20:21:00.001+02:00</published><updated>2009-11-07T20:21:40.624+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilk yardımın amacı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilk yardımın abcsi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İlk Yardım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilk yardımın önemi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilk yardımın temel ilkeleri'/><title type='text'>İlk Yardımın Tanımı, Önemi, İlke ve Hedefleri</title><content type='html'>Günlük yaşantımız sırasında her gün pek çok kaza haberi almaktayız. Bu kazalar nedeniyle her yıl binlerce insan ölmekte, yaralanmakta ve sakat kalmakta, yüz binlerce iş günü kaybedilmektedir. Kazaların oluşumunu tümüyle önlemek mümkün değildir. Ancak kazalara karşı alınacak önlemlerle kazaların oluşma riski azaltılabilir. Bu önlemlere karşın oluşan kazalarda yapılacak hayat kurtarıcı uygulamalar, kazaların kötü sonuçlarını en aza indirgemeyi amaçlamaktadır. Bilinçsizce yapılan yardım, yarar yerine zarar verebilir. Bu nedenle herkes temel ilk yardım uygulaması hakkında bilgi edinmelidir.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kaza, yaralanma ya da beklenmedik bir hastalık ortaya çıktığında, doktora ulaşana dek, yaralı ya da hastanın durmunun kötüleşmesini önlemek, iyileşmesine yardımcı olmak amacıyla, ortamdaki kişi ve olanaklarla yapılan uygulamalara ilk yardım denir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İlk yardım, bilgisi olan herkes tarafından uygulanabilen, hayat kurtarıcı uygulamalardır. Acil tedavi ise sadece tıbbi eğitim görmüş sağlık personeli tarafından uygulanan, sorumluluk gerektiren tedavi yöntemleridir. Bu nedenle ilk yardım yapıldıktan sonra acil tedavi amacıyla yaralı ya da hasta yakın sağlık kuruluşna, uygun taşıma koşulları sağlanmaya çalışarak ulaştırılmalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İlk yardımın temel ilkeleri: &lt;strong&gt;Tanı&lt;/strong&gt;,&lt;strong&gt; tedavi&lt;/strong&gt; ve &lt;strong&gt;taşıma&lt;/strong&gt;dır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Tanı:&lt;/strong&gt; Hasta ya da yaralıdan kısa sürede hastalığının, şikayetinin öyküsünü öğrenilerek belirti ve bulgular saptanmaya çalışılmalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Tedavi:&lt;/strong&gt; Temel ilk yardım kurallarıa göre yaralı ya da hasta için en uygun ilk yardım yöntemi, zamanında ve zarar vermeden uygulanmalıdır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Taşıma:&lt;/strong&gt; Tanı ve tedaviden sonra bakım ve tıbbi tedavi için hasta uygun koşullarda en yakın sağlık kurumuna taşınmalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İlk yardım uygulanırken başarılı olabilmek için varılması istenen hedefler şunlardır:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Yaralının ya da hastanın o andaki durumuna göre gereken uygulama zaman geçirilmeden, telaşa kapılmadan yapılmalıdır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Solunum durmuşsa derhal yaralıya solunum uygulaması yapılmalıdır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Kalp atımı durmuşsa derhal kapalı kalp masajı yapılmalıdır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Kanama varsa hemen durdurulmalıdır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Şok, önlenmeye çalışılmalı, varsa gerekli uygulamalar yapılmalıdır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Zaman kaybetmeden hastanın emniyeti sağlanmalı, uygun pozisyonda yatırılıp sağlık durumunun kötüleşmesi engellenmeye çalışılmalıdır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Çevrede kalabalık oluşması engellenmelidir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Temiz hava sağlanmalı, hasta sıcak tutulmalı, vücudunu sıkan giysiler gevşetilmelidir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Hastaya, güven verici sözler söylenmeli, morali yüksek tutulmaya çalışılmalıdır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Tıbbî tedavi için kişi en yakın sağlık kuruluşna ulaştırılmalı ya da doktor çağırılmalıdır.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;Bir kaza olduğunda, olabileceğince çabuk uygulanması gereken ilk yardım için evlerde, okullarda, iş yerlerinde ve taşıtlarda ilk yardım dolabı veya çantası bulundurulmalıdır. Türk Standartları Enstitüsü (TSE) TS 4019 standart numarası ile araçlarda bulunması gerek ilk yardım çantalarında yer alması gerekn malzemeleri belirlenmiştir. Buna göre her 10 kişi için bir ilk yardım çantası bulunmalı ve her bir çantada şu malzemeler bulundurulmalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Sargı bezi&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Üçgen sargı&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Steril gazlı bez&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Yara bandı&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Plaster&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Esmark bandı&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Plastik örtü&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Çengelli iğne&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Makas&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Turnike&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Pamuk&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Çantada bulunan malzemelerin listesi&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-4500015504052160200?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/4500015504052160200/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/ilk-yardmn-tanm-onemi-ilke-ve-hedefleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/4500015504052160200'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/4500015504052160200'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/ilk-yardmn-tanm-onemi-ilke-ve-hedefleri.html' title='İlk Yardımın Tanımı, Önemi, İlke ve Hedefleri'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-117689994856111071</id><published>2009-11-07T20:16:00.001+02:00</published><updated>2009-11-07T20:17:02.244+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='solunumun durması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nefes durması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İlk Yardım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='soluk durması'/><title type='text'>Soluk Durması ve İlk Yardım</title><content type='html'>Solunum yolunun tıkanması veya solunum mekanizmasının çalışmaması nedeniyle yeterli oksijenin alınamamasına soluk durması denir. Onbeş dakika oksijensiz kalındığında beyin hücreleri ölmeye başlar. İnsan vücudu oksijensiz yaşayamaz. Bunu bir süre sonra kalbin durması izler. Hastada soluk durmasının varlığını anlamak için ağzına bir ayna ya da metal levha yaklaştırarak levhanın buğulanıp buğuluanmadığı kontrol edilir.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Solunum durması, mekanik nedenlerle solunum yolunun tıkanması (yabancı cisim veya suda boğulma sonucu) ya da merkezî sinir sisteminde ve solunum kaslarında solunumu engelleyen hastalıkların varlığında ortaya çıkar. Soluk durması olan hastaya yapılması gereken şunlardır:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Hasta sert bir zemine sırt üstü yatırılır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Çevrenin kalabalık olmaması sağlanır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Hastanın başı, çene yukarı gelecek şekilde, boynu geriye doğru itilerek arkaya yatırılır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Vücudu sıkan kravat, kemer, gömlek yakası gevşetilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Parmağa temiz bir mendil ya da bez sarılarak ağız içi temizlenir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Hastanın burnu bir elle sıkılarak kapatılır, ağız üzerine varsa temiz bir tülbent ya da mendil serilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Derin bir soluk alınır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Ağız, hastanın ağzı üzerine yerleştirilerek kuvvetle üflenir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Hastanın göğsünün yükselip yükselmediği kontrol edilir. Göğsü şişmişse ağız geri çekilir. Burun gevşetilerek havanın geri çıkması sağlanır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Göğsü şişmiyorsa hasta yan çevrilir, iki kürek kemiği arasına elle 5-6 kez kuvvetle vurulur. Böylece soluk borusunda yabancı cisim varsa atılması sağlanır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Sonra yapay solunuma devam edilir. Hasta normal solup alıp verene kadar bu uygulamaya devam edilir. Dakikada 12-15 kez soluk verilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Bu arada sağlık kuruluşuna ulaştırmaya çalışılan hasta, yatırılarak dinlendirilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Hasta çocuksa, ağzı ve burnu birlikte ağızla kapatılır. az miktarda hava üflenir. Dakikada 15-20 kez soluk verilir.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;strong&gt;Holger-Nielsen yöntemi:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Hasta, başı biraz aşağıda olacak şekilde yüz üstü yatırılır, elleri birbiri üstüne, yanağı, elleri üzerine gelecek şekilde başı bir yana çevrilip yerleştirilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Hastanın baş kısmına biz diz dayanarak oturulur. Eller, kürek kemiklerinin alt ucuna, baş parmaklar birbirine değecek şekilde açık olarak yerleştirilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Kollar gergin olarak vücudun üst kısmı ile aşağı doğru baskı yapılır. Böylece hastanın ciğerlerindeki hava boşaltılmış olur.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Gövde geriye doğru çekilirken, hastanın dirseklerinden tutulup dirsekler yukarı ve ileri doğru zorlanmadan çekilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Dirsekler yere konup eller yeniden hastanın kürek kemikleri üstüne geçilir.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;Bu yöntem ilk yardım uygulayanı yorduğu için en az 2 yardımcının varlığında uygulanmalı, tempoyu bozmamaya çalışılmalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Silvester yöntemi:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Yüz üstü yayatamayan hastalar, sırt üstü yatırılıp başı geriye itildikten sonra;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;İlk yardımcı hastanın baş ucuna diz çöker. Kollarını göğüs üzerine yerleştirir. Dirseklerden tutarak kolları yukarı, kendine doğru çeker.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Dirsekler yere doğru bastırılarak göğüs genişletilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Yukarı doğru kaldırılan kollar, hastanın göğsü üzerine indirilerek baskı yapılır.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-117689994856111071?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/117689994856111071/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/soluk-durmas-ve-ilk-yardm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/117689994856111071'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/117689994856111071'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/soluk-durmas-ve-ilk-yardm.html' title='Soluk Durması ve İlk Yardım'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-8273668454939158089</id><published>2009-11-07T20:08:00.002+02:00</published><updated>2009-11-07T20:11:46.499+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kalp durması belirtileri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İlk Yardım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kalp durması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kalp durması nedir'/><title type='text'>Kalp Durması</title><content type='html'>Kalp kasının iletim sistemini ilgilendiren herhangi bir bozukluk nedeniyle, kalbin pompalama görevini yerine getirmek üzere kasılamamasına kalp durması denir. Kalp atımı, nabız noktalarından ya da doğrudan sol göğsün üzerinden dinlenerek kontrol edilir. Kalp atımı alınamıyorsa; &lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Hasta, sert bir zemin üzerine sırt üstü yatırılır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;İlk yardım uygulanan, hasta ile yüzyüze bakacak şekilde hastanın yanına diz çöker.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;İki göğsün tam ortasında iman tahtası denilen kemiği 1/3 alt ucuna, bir elin avuç içinin bileğe yakın kısmı yerleştirilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Diğer el ayası tam dik olacak şekilde bu elin üzerine konur.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Dirsekler bükülmeden, omuz gücüyle, göğsün üzerine kısa süreli basınç yapılır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Bu basınçla göğüs kemiği 3-4 cm çökmelidir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Bu işlem art arda dakikada 80-100 kez tekrarlanır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;İşlem, hastanın kalbi normal atmaya başlayıncaya kadar sürdürülür.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Bu arada en yakın sağlık kuruluşuna haber verilerek hastaya müdahale edilmesi sağlanmalıdır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Kalp atımı başlayan hastanın, sağlık görevlileri gelene dek yatması sağlanır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Bebek ve çocuklara kalp masajı yapılırken tek elle, az bir kuvvetle, çok sayıda yapmaya dikkat edilmelidir. Bu uygulamada göğüs kafesi içeri çökmeli ve dakikada 100 kez basınç uygulanmalıdır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Kalp masajı ve sun'î solunum birlikte yapılacaksa, ikisini aynı anda yapmayı sun'î solunumla başlanır, 1 solunum, 5 kalp masajı şeklinde sırayla yapılır, Tek kişi, ilk yardım yapıyorsa 2 sun'î solunum, 15 kalp masajı yapılmalıdır.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-8273668454939158089?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/8273668454939158089/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/kalp-durmas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/8273668454939158089'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/8273668454939158089'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/kalp-durmas.html' title='Kalp Durması'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-9203294493924781916</id><published>2009-11-07T12:36:00.001+02:00</published><updated>2009-11-07T20:12:45.534+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gülüş tasarımına nereden başlanır'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ağız Sağlığı'/><title type='text'>Gülüş Tasarımına Nereden Başlanır?</title><content type='html'>Size yakışan estetik gülüş ifadesini belirlerken diğer faktörler:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Yüz Hatlarınız&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Cinsiyetiniz&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Yaşınız&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Gülüş simetrisi&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Dişlerinizin sıralanışı ve renkleri&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Dudaklarınız&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Dişetleriniz&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Gülüş tasarımına ilk önce yüz hattınızın hangi geometrik şekle uyduğu tespit edilerek başlanır. Kişinin yüzündeki hatlar dişin hangi formda seçilmesi gerektiğinin şifrelerini içerir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Erkek ve kadın anatomisi birbirinden farklıdır. Erkeklerde yüz hatları daha keskin ve belirgindir. Alın burun, çene ucu orantısı kadın yüzüyle farklılıklar gösterir. Kadınlarda geçişler daha yumuşak burun ve kaş kemerleri daha siliktir. Dişlerde de aynı paralellik vardır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Kadınlarda:&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Dişlerin köşeleri daha yumuşak döner,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Gülme hattı yukarı doğru kavislidir,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Ortadaki iki diş yandaki dişlerden biraz daha uzundur,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Komşu dişlerin köşeleri arasında minik aralıklar vardır.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;strong&gt;Erkeklerde:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Komşu dişler daha düz bir hatta birleşirler,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Dişlerin hatları daha belirgindir,&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Gülme hattı daha düzdür. &lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-9203294493924781916?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/9203294493924781916/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/gulus-tasarmna-nereden-baslanr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/9203294493924781916'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/9203294493924781916'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/gulus-tasarmna-nereden-baslanr.html' title='Gülüş Tasarımına Nereden Başlanır?'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7205265373216451162.post-735478153459927327</id><published>2009-11-07T12:32:00.001+02:00</published><updated>2009-11-07T20:12:53.708+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ağız Sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gülüş tasarımı nedir'/><title type='text'>Gülüş Tasarımı Nedir?</title><content type='html'>Çağdaş toplumlarda kişiler dişlerinin görünümünü önemserler, öyle ki dişlerdeki renk ve şekil bozuklukları bireyde psikolojik rahatsızlıklara kadar varan problemlere neden olabilir. Diş hekimliğinde estetik ve restoratif maddelerin gelişmesiyle pek çok şekil, renk ve pozisyon bozuklukları rahatlıkla çözümlenebilmektedir. Gülüş Tasarımı işte burada çok önemli bir işlevi üstlenmektedir.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gülüş tasarımı, hekimlik ve sanatın birlikte uygulanarak, size özel ideal gülüşünüzü yenilemektir. Sizin birtakım kişisel istekleriniz ile sağlık ve doğallığı da birleştirerek sağlıklı bir gülüşü planlamaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7205265373216451162-735478153459927327?l=onlinehekim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://onlinehekim.blogspot.com/feeds/735478153459927327/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/gulus-tasarm-nedir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/735478153459927327'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7205265373216451162/posts/default/735478153459927327'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://onlinehekim.blogspot.com/2009/11/gulus-tasarm-nedir.html' title='Gülüş Tasarımı Nedir?'/><author><name>Hayat Kurtaran Şifalı Bitkiler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14927613780473298551</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PKPaBQBzSR0/SuCzeTeMQSI/AAAAAAAAAAo/Ci2CjxnMfMk/S220/Dream-Spiral%252064x64.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
